... okuyorsunuz
Günlük

Müşterisine rakip, rakibine tedarikçi! @Mustafa Kalkandelen

Sevgili meslektaşım Sn. Mustafa Kalkandelen’in son zamanlarda sürekli olarak suyu bulandıran “satıyormuşmuş, alıyormuşmuş” haberleri ile ilgili çok güzel bir yazısı var. Sizlerle de paylaşmak isterim.

Son günlerde kulislerde dolaşan haberlere göre Ülker Grubu Şok’tan sonra DİA mağazalarını da almayı  planlıyormuş. Ülker Grubunun henüz bir açıklama yapmadığı bu konuda kişisel görüşümü aktarmak istedim. Bu yazıyı kaleme alışımın nedeni Türk Perakende Sektörü’ndeki hatalı bir staratejiyi tartışmaya açmaktır. Kimileri kısık seslerle bu tartışmayı yaptılar, ama konu çabuk kapandı.

Ülker Grubu FMCG (Hızlı Tüketim Maddeleri) sektöründe hepimizin çok saygı duyduğu bir gruptur. Grubun birçok şirketi genel olarak gıda maddeleri üretir. Bu gıda maddeleri yine gruba ait satış şirketleri ve bu şirketlerin altında örgütlenmiş distribütörler sayesinde ulusal, yerel veya bağımsız perakendecilere ve sonra da tüketicilere ulaşır.

Perakendecilere ulaşmanın bir başka yolu da Cash&Carry adı verilen toptancı mağazalardır. Burada herşey yolundaymış gibi gözükse de Ülker Grubunun bu zincirin önemli iki halkası olan Cash&Carry de (Toptan Mağazacılıkta) ve perakendede aynı zamanda birer oyuncu olmasıdır. Bildiğiniz gibi bunlar BTT (Bizim Toplu Tüketim) ve Şok Mağazalarıdır. Rekabet Kanununa aykırı bir durum olmamakla beraber, durumun ne kadar etik olduğu tartışma konusudur. Neden mi? Çünkü, Ülker Grubunun ürettiği ürünleri en çok sattığı bağımsız perakendeciler yani bakkallar en çok indirim mağazacılığının rekabetinden zarar görmektedirler.

Durum böyleyken bakkalların Ülker mallarına sırt çevirmeleri normal bir neticedir. Bakkallar kendileriyle rekabet eden üreticiden mal alışlarını minimize edeceklerdir. Nitekim, son duyumlarıma göre Ülker unlu mamüller(bisküvi) grubundaki liderliğini ETİ’ye kaptırmış, çikolatalı ürünlerde ise fark oldukça kapanmış. Bir diğer Ülker Grubu şirketi BTT ise hem Metro Cash&Carry ile hem de Ülker Distribütörleriyle rekabet içindedir. Yani Ülker müşterilerine bir yandan mal satmaya çalışırken, bir diğer yandan pazarda onlarla rekabet yapmakta, rakibinin iyi tedarikçisi olmaya çalışmaktadır. Bu durum sağlıklı değildir. İddia ediyorum, eğer Ülker perakende veya Cash&Carry işinde olmasa bugün sattığından daha fazla ürün satacaktır. Hızlı ve kolay ciro üretmenin yolu olarak Perakendeyi ve Toptan Mağazacılığı işlerine ekleyen Ülker Grubu,  aslında ayağına ateş etmiştir. Bu durum hep gölge bir sorun olarak devam edecektir.

Geçmişe bakılırsa son on yıl içinde benzeri uygulamayı yapan şirketler bir şekilde hatalarından dönmüşler veya çok zarar etmişlerdir. Mesela Koç Grubunun gıda dağıtım şirketi Düzey Pazarlama Koç Grubunun Migros’u satması sonrası atağa kalkmış ve hızlı büyümeler elde etmeye başlamıştır. Carrefour’a ortak olduktan sonra gıda üretimlerine başlayan Sabancı Grubunun hem de çok önemli markalarla başarılı olamamasının arkasında da bu neden yatmaktadır. Sabancı Grubu’da önemli zararlar ederek üreticilikten çıkmış, tercihini perakende alanında kullanmıştır.

Son söz olarak Ülker Grubunun bu yanlış stratejisi düzeltmesinin hem kendileri hem de Türk Perakende sektörü için çok faydalı bir gelişme olacağını düşünüyorum. Tarih, hata yapan şirketlerle doludur, Ülker Grubu da hata yapabilir. Hatanın neresinden dönülse kardır!

About Kaan Sallı

http://perakendegunlugu.com sallikaan@gmail.com

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: