... okuyorsunuz
Günlük

2013’te liderlik anlarını kaçırmayın @Dünya

Pek çoğumuz yöneticlilk yapıyoruz. Belli okullarda okuduk, belli yöneticilerin yanında yetiştik, bu konuda belli bir eğitim aldık, belli bir tarzımız var. Belli olmayan tek şey kimlerle çalıştığımız? X kuşağı mı Y kuşağı mı (ki bence büyük ve ayrı bir konu olarak ele almaya özen göstermeliyiz), nasıl bir çalışan, nasıl bir çalışma ortamımız var, hedeflerimiz net mi, ticaretimizin kuralları tanımlanmış mı, rekabet ne durumda? Bu konulara cevap vermekte  bocaladığımız zaman idareci ve yönetici arasında gidip geliyor, hayatı hem kendimize hem de birlikte çalıştığımız pek çok insana zorlaştırıyoruz diye düşünüyorum.

Bir de liderlik konusu var tabi… Wiki’ye sorduğumuzda lider ile ilgili güzel bir tanım var:

Topluma yarar sağlayan değişimi yönetmek için, sorumluluğu; sezgi, zekâ ve bilgiye dayalı karar ve uygulamalarla taşıyan kişiye lider denir. Lider; elindeki gücü kullanabilme kapasitesine bağlı olarak, çevresini etkileyen kişidir. Gerektiğinde aldığı zor kararların ve sonuçlarının ardında durmasını bilir.”

Yani liderin işi bir değişimi yönetmek, karar ve sorumluluk almak. Liderlik, hatta durumsal liderlik üzerine çok faydalı çalışmalar var, mutlaka aramalı ve yararlanmalısınız. Tam bu aşamada Dünya gazetesinde 1 Ocak 2013 saat 09:40’ta yayımlanan çok güzel bir Liderlik yazısı var, fikir vermesi ve sizi bu yönde bir kez daha düşünmeye sevk etmesi açısından sizlerle paylaşmak isterim:

Dünya 2013 yılına büyük politik ve ekonomik sorunlarla giriyor. Amerika 2. Obama hükümetiyle ekonomisini kurtarmak için uğraşırken, Avrupa Birliği krizden çıkmak için ortak para birimine devam edip etmemeyi tartışıyor. İşsizlik, enflasyon, bütçe açığı, yaşlanan nüfus, vergilendirme sistemi gelişmiş ülkelerin çözmesi gereken problemlerin başında geliyor. Bir de gelişmekte olan – veya uzun süre gelişemeyecek olan ülkelerin – fakirlik, açlık, savaş, hastalıklar gibi hayatta kalma mücadeleleri var.  Suriye’deki iç savaş dur durak bilmeden devam ediyor, İran’la Amerika’nın krizi her an savaşa dönüşebilir. En hızlı büyümeyi kaydeden Çin’de yeni bir liderin komünist partinin ve ülkenin başına geçmesi yeni dengelerin yaratılmasında etkili olacağa benziyor.
Tüm bu belirsiz, karamsar hatta ürkütücü tabloda Obama, Merkel ve Xi başta olmak üzere, liderlerin sorunlara yaklaşımları, birbirleriyle iletişimleri ve çözüm arayışları dünyayı yeni bir yöne götürecek. Peki ya, liderlik günlük iş yaşamımıza nasıl yansıyor? Siz nasıl bir lidersiniz? Geleceğin lideri olmaya hazır mısınız?
Liderlik bir anlar serisinden oluşur, belli anları liderlikle bağdaştırmak zaman içinde zor olabilir. Liderliğin en önemli zorluklarından biri ise, hangi anın liderlik etmede kritik olduğunu anlamak ve o anı en iyi şekilde değerlendirmektir. 2012 yılına baktığınızda liderliğinizin öne çıktığı anlar hangileriydi? Böyle belirleyici anlarda nasıl kararlar aldınız? 2013’te benzer durumlarda aynı kararları mı alacaksınız yoksa farklı tercihler yaparak daha iyi kararlar verme çabasında mı olacaksınız?

Inc.com’da yayınlanan makalede önümüzdeki sene kaçırmak istemeyeceğiniz belirleyici anlara vurgu yapılıyor:

– Sorumluluğunu yerine getirene dek karşınızdakini rahat bırakmayın

Kurumların birçoğunda sorumluluklarını söz verdikleri şekilde yerine getirmeyen profesyonellerle karşılaşırsınız. Ya anlaşılan tarihi geçirirler, ya işi yarım yamalak yaparlar, ya da sorumluluğu herkes birbirinin üzerine atar, kimse işi gerçek anlamda sahiplenmez. Yönetici olarak bu kişilere nefes aldırmamak sizin görevinizdir. Sıkı takip ne sizin ne de bu profesyonellerin keyif aldığı bir şey olmasa da, işin bitirilmesi için gereklidir. Çoğu zaman ilerleme kaydetmek için baskı yapmak gerekir. Dozunda baskı yapmak da liderin ayarlaması gereken bir taktiktir.

– Dikkatleri ne zaman üzerinizden uzaklaştırmanız gerektiğini bilin

Liderin görevlerinden biri de herkesin ilgi ve dikkatini başarılı kişilere yönlendirmektir. Alkışlanmak, takdir görmek çalışanı motive eder ve yeni başarıların temellerini atar. Ayrıca, kimi zaman arka planda kalmak size plan yapmak için zaman kazandıracaktır. Her zaman göz önünde olduğunuzda çevrenizde olanları etkili bir şekilde gözlemleyemezsiniz. Zaman zaman geriye çekilip büyük resme bakmak için koşuşturmaya ara vermelisiniz.

– Farklı ve derin bir soru sorduğunuz anlar

Soru sormak çoğu zaman hafife alınan bir konudur. Zaten cevabını bildiğiniz veya konuyu yüzeysel olarak inceleyen sorular sormak herkesin aklına gelir. Asıl meziyet konunun özüne inen derin sorular sormaktır. Kimsenin aklına gelmeyen veya sormaya cesaret edemediği soruyu sormak sizin liderliğinizi öne çıkarır.
– ‘İyi iş çıkardın, bravo!’ dediğiniz anlar

Doğru zamanda ve durumda söylendiğinde büyük etki yaratan bu sözleri gerçekten inanarak söylemelisiniz.

– Size rahatsızlık veren birşeyi söylemeden kendinizi toplamanız

Birini işten çıkarmak, yönetim kuruluna hatalı karar aldıklarını söylemek gibi sizi rahatsız eden ve söylediğinizde karşınızdaki kişinin tepkisine yol açacak durumlardan kaçmak istemeniz doğaldır. Belirsizlik ve korku içimizi sıkar, olayları kafamızda daha da büyütmemize neden olur. Oysa kötü durumların açıklanması, krizlerin doğru ifade edilmesi liderliği tanımlayan anların başında gelir. Doğru kelimeler seçmek, ses tonunu, vücut dilini ayarlamak çevrenizdekilerin şaşkın, kızgın veya üzgün bakışlarını rahatlatmak liderin olaya vakıf oluşuyla ve durumla ilgili yaptığı hazırlıkla mümkün olabilir.

– Kolay bir seçim olmasa da çoğunluğu en iyinin ne olduğuna ikna etmek

Lider sürekli olarak çalıştığı kurumun hedeflerine bağlılığını çevresindekilere kanıtlamalıdır. Lider eğer karmaşık bir problemi çözme yoluna gitmezse, çalışanlar tarafından ‘kolaya kaçtı veya kurum değerlerinden uzaklaştı’ şeklinde eleştiri alabilir.  Benzer bir şekilde lider farklı bir çözüm yolunu tercih ederse veya kimsenin mantıklı bulmadığı bir stratejinin arkasından giderse, bunun en iyi alternatif olduğunu çevresine gösterebilmelidir.

– Neyi boşvereceğini bilmek

Çoğumuz nelere odaklanacağımızı biliriz ancak kimi zaman detay sayılabilecek zamanımızı kaybetmemize değmeyecek konularla kafamızı meşgul ederiz. Neyin önemli neyin değil, neyin olduğu gibi kalmasının herkes için daha iyi olduğunu görmek bizi daha geniş bakmaya yönlendirecektir.

– Ne zaman ara vereceğinizi bilmek

Herkesin sizi farklı konularda eleştirdiğini duyabilirsiniz ancak en büyük eleştiriler kendi kafanızın içinden gelir. İçinizdeki sesi dinleyin pek tabii ki ancak zamanı gelince sesi kısın. Kısın ki yaptıklarınıza konsantrasyonunuz artsın. Kafanızı boşaltmak için kendinize kısa da olsa zaman ayırın, enerji depo edin ve yeniden başlayın.


Bu Liderlik Trendlerini 2013’te İzleyin

Lindsay Olson’ın US News’te yayınlanan yazısı Boston merkezli The Forum Corporation’ın CEO’su Andrew Graham’ın yeni yılda yükselecek liderlik trendleriyle ilgili öngörülerine yer veriyor.
1. Değişimin öncüsü olun.  

İşsizlik verilerinin tırmanışa geçtiği, şirketlerin maaş artışlarını ve primleri kestiği günümüzde belirsizlik işyerinin yeni hâkimi. Bu durum çalışanların en büyük rahatsızlıklarından, özellikle de işleri oluruna bırakıp bir şey yapmazsanız. Graham’a göre, dizginleri eline geçirmek için liderlerin 3 uygulama yapmaları gerekli.
1. Durum ve olayların değişkenliğine uygun kıvraklığa sahip olun
2. Olaylara sağduyuyla yaklaşın
3. Profesyonel bir zekâ geliştirin

Kısacası, takımınıza değişimin ille de karışıklık, düzensizlik, işlerin kötüye gitmesi anlamına gelmediğini gösterin. Her duruma uygun katı kurallarınız olmasın. Kararlarınızı karşınıza çıkan duruma göre vermeyi öğrenin. Değişime ayak uydurun, esnek olun.

2. İyi yöneticiler bulmak zor olacak.
Değişimin doğal bir sonucu olarak iyi yöneticiler kurumsal kariyerleriyle boğuşmak yerine kendi girişimleriyle iş yaşamına devam etmeyi tercih edecekler. Bu da, şirketlerin doğru yönetici adaylarına ulaşmalarını güçleştirecek. Graham’a göre, her anlamda donanımlı iş bitici yöneticileri dışardan bulmak çok zor olacak. Yapılması gereken kendi yöneticinizi kendinizin yetiştirmesi. Gelecek vaat eden yeni mezunları işe alın, profesyonel eğitimlerine yatırım yapın, şirkette kalmalarını sağlayın. Farklı departmanlarda yetişen genç liderleri takip edin.
Sağlam bir eğitim programı ve çalışanların daha geniş sorumluluğa sahip oldukları bir iş modeli sayesinde sadece liderlerin sivrilmesine katkıda bulunmayacak hem de çalışanlarınızın şirkete bağlılığını arttıracaksınız.

3. İnsan odaklı liderlik yetileri daha da değer kazanacak.
Bir yöneticinin sahip olduğu tüm yetenek ve deneyimlerin arasında en önemlisi insan yönetimi haline gelmekte. İnsan odaklı liderlik yetilerinin geliştirilebilmesi için şirketlerin çalışan eğitimlerine 4 ana alanı dâhil etmeleri gerekli:

– Bir lider gibi düşünmek
– Bir takıma koçluk etmek
– Başkalarını etkin çalışanlar haline getirerek başarıya ulaşmak
– Kişileri motive etmek

4. Bugün lideri lider yapmak için bir köye ihtiyaç var.

Eskiden liderlik grup içinden sivrilen bir tek kişiye aitti, 2013 yılında ise, takımların kolektif çabaları liderliği tanımlayacak.
Graham’ın önerisi; çok düzeyli liderlik sistemleri geliştirmek. Yetenek, bilgi birikimi, uzmanlık alanı, dil ve kültür bakımından zengin çalışma takımları kurarak hem birarada hem de uzaktan çalışmayı mümkün kılan ve üretkenliği en üst seviyeye taşıyan sistemlerin oluşturulması kolektif liderliğin özü olacak. Profesyonellerin gelişimleri, terfileri ve her türlü ödüllendirme metotları da bu sistem içine net tanımlamalarla monte edilecek.
Her zaman her soruya cevabınızın olmaması doğaldır. İyi bir lider cevabı bilmese de cevabın nereden bulunacağını bilir.

5. Acemi birliği eğitimlerine son

Geçmiş yıllarda şirketler tarafından askerlikte acemi birliği döneminde verilen sıkı eğitimlere benzer birçok bilginin hızla verildiği, ağır sınavların ve stresin hâkim olduğu eğitimler verilmekteydi. Şirketlerin amacı, yeni çalışanı hızla işe adapte etmek, günlük iş yapışını kolaylaştıracak bilgileri henüz iş başı yapmadan hap haline getirip vermekti. Ancak yeni işe giren çalışanların bu tür bir bilgi bombardımanına verdiği tepki olumlu değildi.  Birkaç günlük süre içinde detaylı teknik bilgileri öğrenmeleri, belli ödevleri tamamlamaları bir yandan da yeni şirket kültürüne adapte olmaları onları zorluyordu.
Graham’a göre yeni trend yeni çalışanlara öğrenmek için daha geniş ve olabildiğince stresten uzak bir ortam sağlamaya odaklanıyor.  Eğitimlerde amaç, iş öğrenmenin ötesinde takımı tanıma, çalışanlar arası iletişimi arttırma ve böylelikle beraber çalışmayı daha etkin hale getirme olmalı.

About Kaan Sallı

http://perakendegunlugu.com sallikaan@gmail.com

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: