... okuyorsunuz
Günlük

Hoşgeldin bakkal amca @Aksiyon

Geçen günlerde Amerika’da değişmeye başlayan perakendecilik oyununun yeni kurallarından bahsetmiştik. Hatırlarsınız sepetler küçülecek ve alışveriş sıklığı artacak, tüketici gittikçe daha yakınındaki ve daha küçük formattaki dükkanlara yonlenecek diye sizlerle paylaşmıştım.

Hemen bunun üzerine bu sefer ülkemizde başlayan bir girişim var ki, çok zamanında diye düşünüyorum. Aksiyon habercilikten direkt olarak aktarmak isterim. Sizler ne dersiniz?

Bir zamanların en sevilen şahsiyetlerindendi ‘bakkal amca’lar. Mahallelinin alışveriş ihtiyacını karşılamanın yanısıra bir nevi fahri muhtarlık ve danışmanlık hizmeti de görürlerdi. Potansiyel müşterileri olan bütün mahalleliyi yakından tanır, bulundukları semti en iyi onlar bilir, olan bitenlerden anında haberdar olurlardı çünkü.

Son 14 yılda Türkiye’nin dört bir yanını saran hipersüper marketlerin tüketiciye ve Türkiye ekonomisine neler kazandırdığı tartışıladursun Türk insanının yaşantısında gelenek haline gelmiş olan bakkalların çoğu bir daha açılmamak üzere kepenklerini indirdiler. Süperhiper marketlerin sayısı sadece İstanbul’da bini aşarken her yıl 10 bin bakkal elini eteğini çekiyor mahallelerimizden. Kapanan bakkal sayısının bir kaç yıl sonra, yılda yüzbinlere vurması bekleniyor.

Enflasyonun etkisiyle yüksek oranlarda kâr yapabilme avantajına sahip olan süperhiper marketler Türk toplumunun geri kalmışlık kompleksini iyi kullanıp yabancı markalı ürünleri ışıltılı ortamlarda satarak kendilerinin bile beklemedikleri bir ilgiyle karşılaştılar. Yerel yönetimlerin sağladığı kolaylıklar yanında hükümetler de sanayi sektörüne verilmesi gereken teşvikleri ve yabancı sermaye izinlerini bu marketlere kolayca vermekte sakınca görmediler.

Mahalle yaşamında en çok tanınan ve en çok sevilen kişi konumunda olan ‘bakkal amca’ ise Türkiye Bakkallar Federasyonu Başkanı Bendevi Palandöken’in Bakkal Holding girişimiyle yeniden hayata dönmek istiyor. Palandöken’in Türkiye’deki ayakta kalma mücadelesi veren 1 milyon 200 bin bakkalın son umudu haline gelen projesiyle bakkallar, önce örgütlenip kendilerine çeki düzen verecek, sonra da kurdukları şirketlerle büyük marketlere kaptırdıkları pazar payını yeniden ele geçirecekler.

Küçük bakkalın ekonomiye katkısı büyük

Yüksek cirolara sahip yerli ve yabancı sermayenin büyük ilgi göstermeye başladığı hipermarketlerin bir tanesinden günde yaklaşık 7 bin kişi alışveriş yapıyor. Bakkalarda ise bu rakam sadece 150 civarında. Yani rekabet imkanları hemen hemen yok gibi. Bütün bu olumsuzluklara rağmen ülkemizde hâlâ 1 milyon 200 bin bakkal sınıfına giren esnaf bulunuyor. Bakkallar Federasyonu’nun yaptığı araştırmaya göre temel gıda maddelerinin yüzde 86’sı, zorunlu temel gıda maddelerinin ise yüzde 64’ü hâlâ bakkallar eliyle satılıyor.

Bendevi Palandöken süpermarketlerin yaygınlık kazanıp, bakkalların güç kaybetmesinin ülke ekonomisine de zararları olduğunu ve bunun görülmek istenmediğini belirterek “Türkiye’de bakkallığın ölmesiyle sadece kültür hayatımızdan bir değer eksilmiyor. En küçük bakkal bile bir kaç kişiye iş istihdamı oluşturur. Bakkaldan alışveriş yapan insanlar lüks tüketime alışmazlar. Bakkalardaki ürünlerin büyük kısmı yerli markalardır. Büyük marketler yabancı markayla peynir, un satmayı bile marifet sayıyor. Büyük marketlerle birlikte yerli üreticinin satış kayıpları da unutuluyor” diyor.

Bendevi Palandöken, Türkiye’de büyük marketlerin alışveriş zevki dışında tüketiciye ve ülke ekonomisine hiçbir şey kazandırmadığını, Fransa’da büyük market salgınının bizzat hükümet tarafından durdurulduğunu belirtiyor: “Bakkalların kültürel işlevi bizim ülkemizden çok daha az olan Fransa’da, kültür değerini kaybetmeden ekonomiyi de düşünen çözümler bizzat devlet başkanı tarafından arandı. Fransa’da bakkallar 24 saat çalışabilir, vergi indiriminden yararlanır, devletten teşvik alabilirken büyük marketlerin çalışma süreleri, açılış izinleri ve çalışma yerleri son derece sınırlıdır.”

Örgütlü bakkalın ilk hedefi fiyatlar olacak

1993 yılında kola şirketlerinin yaptıkları zamlara tepki gösterip yüzbinlerce bakkala boykot uygulatan ve zamları geri aldıran Bendevi Palandöken’in hazırladığı bakkal şirketleri modeli, gün geçtikçe ekonomik zaafa uğrayan ‘bakkal amca’nın belki de son şansı…

Bendevi Palandöken’in ‘kurtuluş planımız’ dediği projeye göre, Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış 1 milyon 200 bin bakkal belirli ürünleri aynı fiyat üzerinden satacak, bakkal olabilme standardı getirilecek, toplu alışverişler yapılarak ürünlerin alımında ucuzluk sağlanacak, tekel ürünlerinin pazarlanması ve hükümetlerden alınacak teşviklerle bakkal dükkanları geliştirilecek. Bu projenin gerçekleşmesi için her ilde bulunan bakkallar odaları ayrı ayrı şirket kuracak ve bu şirketlerin yönetimi Ankara’da kurulacak holdingden sağlanacak. Bakkalların en çok sattıkları mallar olan meşrubat, yağ ve deterjan markalarıyla merkezi Ankara’da olan holding yöneticileri 1 milyon 200 bin bakkal adına pazarlık yapacak ve ürünlerin ambalajlanması, dağıtımı gibi hizmetleri de üstlenecek. Ayrıca her ilde kurulacak olan şirketler tekel ürünlerinin dağıtımını da yaparak şirkete ek gelir sağlayacaklar. Böylece bakkalların yağ, meşrubat, deterjan gibi ürünleri büyük marketlerden çok daha ucuza almaları sağlanacak.

Bendevi Palandöken, kurulacak holdingle Türkiye’de ürünlerin fiyatlarının da büyük ölçüde kendilerince belirleneceğini iddia ederek “Holdingimiz herşeyden önce 1 milyon 200 bin ortağı olan bir halk işletmesi olacak. Şirketlerle girişeceğimiz fiyat pazarlıklarında tüketici kitlemizin çıkarlarını düşüneceğiz. Amacımız ürünleri azami seviyede ucuzlatarak büyük marketlere kayan müşteri kitlemizi yeniden kazanmak. Fiyat pazarlıklarında A firmasının olumsuz teklifinde hemen onun alternatifi olan firmayla görüşeceğiz. Böylece hem bakkallar kazanacak, hemde tüketiciler. Firmalar ise ürünlerini toptan bizim holdingimize sattığı için sürümden kazanacaklar” diyor. Bakkallar Federasyonu’nun yaptığı bir araştırmaya göre, satılan ürünlerin yüzde 28’i promosyon, yüzde 27’si o ürünün reklam vb. gideri olarak tüketiciden çıkarılıyor. Bendevi Palandöken kurulacak sistemle firmaların ürünlerine ekledikleri bu maliyetleri büyük ölçüde düşürerek bakkallara satacaklarını iddia ediyor.

Bakkallar Federasyonu’nun Türkiye’nin her ilinde kurduğu şirketler kendi yörelerindeki firmalarla, kendilerine bağlı bakkallar adına fiyat ve ürün kalitesi üzerine pazarlık yapacak. Gerekirse kendi yöresinden aldığı ürünü aynı holding çatısı altında birleştikleri diğer bakkal şirketlere satabilecek. Böylece bakkallar aracı fiyatı vermeksizin Türkiye’nin diğer ucundaki bir ürünü müşterilerine uygun fiyatlarla satabilecekler. Yöresel ürünü tüm Türkiye’de satabilme imkanıyla da büyük marketlere bir anlamda gol atmış olacaklar.

Önce şirket sonra borsa

Bendevi Palandöken, o küçük gibi duran bakkallarda bin 300 çeşit ürün satıldığını ve bu ürünlerden en çok tercih edilenlerle yapılacak pazarlıkların sadece fiyatlarla sınırlı kalmayacağını, ürün kalitesi ve hizmeti hususunda da haklarını sonuna kadar alacağını iddia ederek “Bugüne kadar bakkallar büyük firmaların ürünlerini satmaya mecbur oldukları için onlarla pazarlık yapmaları mümkün değildi. Ama artık onların şikayetlerini firmalara biz ileteceğiz ve toptan alışverişi kesmek, firmaları halka anlatmak gibi yaptırımlarla cirosu milyar dolarlarla ölçülen firmaların sınırsız hegemonyasını kıracağız” diyor.

Tekel ürünlerinin dağıtımını da alacaklar

Her ilde kurdukları şirketlerle firmalardan aldıkları ürüne komisyon koyarak bakkallara satacak olan ve hükümetlerin kendilerine sağladıkları kolaylıkları kullanarak tekel ürünlerinin dağıtımını alacak olan Bakkal Holding, hisselerini 25 milyon liradan satışa çıkaracak. 1999’da sermaye piyasasına açılarak borsaya girme planları yapan holding, Bendevi Palandöken’in iddiasına göre Türkiye’nin en büyük iştiraklı ve en büyük sermayeli kuruluşu olacak. Ayrıca Palandöken bu holdingin profesyonel yöneticiler tarafından yönetileceğini belirterek “İyi kazanan profesyonel şirket yöneticileri sadece büyük holdinglerde çalışmayacak. Bu profesyonel finans uzmanları, yöneticiler toplumda küçük görülmeye çalışılan bakkalların holdinginde çalışacak” diyor. Başlangıçta Ankara’da kurulmak istenen ‘Alo Bakkal’ hatlarıyla da gıda ürünlerindeki spot piyasa oluşumlarını anında izleyerek, sipariş verecek olan bakkallar bir anlamda gıda borsalarını da kurmuş olacaklar.

Bakkallar, ürünlerde ucuzluk, birliktelik gibi özellikleri getirmek isterken emekli işi olarak görülen bakkal açmanın da belirli bir satandarda kavuşmasını sağlayacaklar. Ayrıca mevcut bakkalların kapanmaması için çalışmanın yanında yeni bakkalların da açılmasını engellemeye çalışacaklar. Bakkal açma yetkisinin yerel yönetimlerden kendilerine devredilmesini isteyen Bendevi Palandöken, bakkallara yönelik Ankara’da açtıkları perakende satış elemanı yetiştirme kurslarını tüm Türkiye’ye yaygınlaştırarak her bakkaldan bir kişinin bu kurslarda eğitim görmesini sağlayacaklarını belirtiyor. Fiyat ve hizmet birlikteliğini amaçlayan bakkallar, örgütlenmenin semeresini de büyük marketlere verilen teşvik kredilerinin yönünü kendilerine çevirerek görmeyi planlıyorlar.

About Kaan Sallı

http://perakendegunlugu.com sallikaan@gmail.com

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: