... okuyorsunuz
Günlük

Discount marketler, devlerin önünde koşuyor

Dünya Gazetesi’nden Sn. Tevfik Güngör‘ün discount marketlerin Türk ekonomisindeki yerini tarihsel açıdan irdeleyerek ve hatta dünyadaki başarılı örnekleri de katarak anlattığı çok boyutlu yazısını paylaşmak istiyorum. Ancak yazıyı alıntılamadan hemen önce bir sorum var: discount marketlerin başarısı “şu anda” tartışılmaz, dünyadaki örnekleri de (Aldi, Spar, Target, Albert Heinz, vb) öyle. Peki her şey ve her zaman fiyat mı?

Migros büyürken, yabancı sermaye süpermarket yatırımına başladı.Carrefour  zinciri Sabancı ile süpermarket içine girdi. Migros’u yabancı bir fon satın aldı.Bu arada Metro ve Real, Tesco grupları mağaza açmaya başladı. Başka ülkelerde  marketler ve süpermarketler şehir dışında iken bizde yüksek kira maliyeti ile şehir içinde mağazalar açıldı. Bakkal,manav,kasap ile rekabet başladı. Şimdilerde görüldü ki, şehir içinde çok sayıda süpermarket açmak pahalı bir iş.

Süpermarketde her türlü ürünün her türlü  çeşidini bulundurmak pahalı bir iş. Market ve süpermarketler bu ağır yükü tedarikçiye yıkmaya çalıştı. Tedarikçiden yüksek  oranlı iskontolar alındı.Tedarikçinin ödemeleri geciktirildi. İşte bu gelişmeler olurken,ucuzcu market zincirleri gelişmeye başladı. Ucuzcu market Türkiye’ye özgü bir model değil. Almanya’da Aldi ve Lidl  gibi iki büyük örnek var. Bu örneklerden yararlanan BİM  büyük gelişme gösterdi. Onu A101, Şok ve Diasa izledi.

Cnbc-e Dergisinde Meryem Tek’in, BİM’in dünyanın en büyük 250 perakende şirketi arasına yer alması  ve  en hızlı büyüyen 9’uncu perakende zinciri olduğunun açıklandığı günlerde   bir  araştırması yayınlanmıştı, Meryem Tek , Deloitte’un açıkladığı “Dünyanın En Büyük 250 Perakende Şirketi” sıralamasına, 3.3 milyar dolarlık satışıyla 241’inci sıradan girmeyi başaran BİM’, 2008’de mağaza sayısındaki yüzde 32’lik artışla, en hızlı büyüyen dokuzuncu perakende şirketi olmayı da başardı. “dedikden sonra, “Pek iyi de , iş dünyası için kısa denilebilecek bir sürede, sadece 15 yılda nasıl oldu da BİM, ilk açıldığı dönemde tüketicinin kafasında yer etmiş imajı tersine çevirip, her kesimden insanın uğrak yeri olmayı başardı? Dünya perakende liginde ilk 10’a girmesini sağlayacak büyüme hızına nasıl erişti? sorusunu  soruyor ve soruyu şöyle cevaplıyordu:”BİM Mağazaları’nın kuruluşunun arkasındaki isim, iş dünyasında yenilikçi fikirleriyle bilinen Zapsu’lar. Aziz Zapsu, 1995 yılında perakende sektöründe yeni bir zincir kurma fikriyle yola çıktığında sektörde potansiyel olduğunu görüyor ancak yine de yatırımını farklı bir alana konumlandırmak istiyordu.

Hard discount market (indirimi yüksek market) fikri, böyle ortaya çıktı. Dünyada bu işi en iyi yapan firmalardan biri kuşkusuz, halen Deloitte’un en büyük 250 perakende şirketi arasında 66 milyar dolarlık satışı ile dokuzuncu sırada yer alan Alman Aldi’ydi.Aziz Zapsu’nun, BİM’i kurmadan önce Aldi’yi Türkiye’ye getirmek için teklif götürdüğü, ancak olumsuz yanıt alınca da BİM’i kurduğu hep söylenir ancak gerçek ne bilinmiyor. Gerçek olan şu ki Zapsu, BİM’i kurarken Aldi’yi birebir örnek aldı. Ve Alman market zincirinin eski yöneticilerinden, indirim mağazacılığının gurusu olarak bilinen Dieter Brandes’i işin başına getirdi. Bu adım, BİM’in hızlı büyümesinin en önemli yapı taşlarından biri olacaktı.

BİM ticari hayata başladığı ilk yılını 21 mağazayla tamamladı. Bir sonraki yıl mağaza sayısı 55 oldu, Türkiye ekonomisinin en derin ekonomik krizini yaşadığı 2001 yılına gelindiğinde ise mağaza sayısı 653’ü bulmuştu. ” Meryem Tek’in işaret ettiği gibi BİM, durup dururken başarılı olmadı.

Başarının arkasında Almanya’da başarılı olmuş bir mğdel ve bu modelin bir Alman yönetici tarafından başarı ile Türkiye’ye uygulanması var. Almanya’dan alınan model Aldive Lidl modelidir. Aldi ( AL-brech Dİ-scount) modeli mağazaları annelerinin bakkal dükkanında yetişen Kark ve Theo kardeşler 1961 yılında  kurdu, geliştirdi. Almanya’nın kuzeyinde 35  birime bağlı 2.500,güneyinde 31 birime bağlı 1600 Aldi mağazası var. Avruranın diğer ülkelerinde  ve ABD’de Aldi mağazaları açıldı. 2009 yılında ciro 53 milyar euro idi. Ölünceye kadar kardeşlerden Karl, Almanya’nın birinci,2010 yılında emekli oluncaya kadar kardeşi Albert Almanya’nın ikinci zengini idi. Aldi’lerin diğer marketlerden avantaşı şu idi. Mağazalar büyük olmayacak,kirası düşük dekorasyonu basit olacak.Her malın her çeşidi değil en fazla talep edilen mallerın en fazla talep edilen çeşidi raflara  üreticinin gönderdiği kurular içinde konulacak.Müşteri malı ambalajından alacak.Taze ve bozulan mallar satılmayacak.

Aldi’nin  rakibi Lidl’in kuruluşu 1930’lara gidiyor. Schwars Ailesinin işletmesi Josef Schwars ile Ludwing Ludl kurdu. Almanya’da 3.300, Almanya dışında 1973 yılından bu yana 20 ülkede 10 bin mağazada faaliyetini sürdürüyor. Aldi’nin girmediği  taze gıda maddeleri konusunda da müşterilere hizmet veriyor. Taze gıda maddelerini doğrudan üreticiden alıyor. Sayın okuyucularım,görülüyor ki hiçbir başarı “tesadüf” değil. Arkasında bir farklılık, bir yaratıcılık var.

About Kaan Sallı

http://perakendegunlugu.com sallikaan@gmail.com

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: