... okuyorsunuz
Günlük

Perakende yasasında son viraj! @RetailNews

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın Perakende Yasası ile ilgili tarafları görüşlerini almaya devet ettiği bu çok kritik dönemeçte sektörün önemli isimlerine görüşlerini sorduk.

Adil rekabet koşullarının sağlanamadığı sisteme karşı önlem almak ve sektördeki hukuki boşlukları doldurmak amacıyla tasarlanan perakende yasasının çıkarılamaması, gerek perakendeciyi gerekse tüketiciyi mağdur etmektedir. Ne yazık ki yürürlüğe girmesi heyecanla beklenen perakende yasası üzerinde yaşanan fikir ayrılıkları dolayısıyla, bugüne kadar mutabık bir karara varılamadı. Ancak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, konuyla ilgili yeni bir adım atarak “Perakende Ticaret Sektörünün Yasal Alt Yapısının Oluşturulması” üzerine, 18 Eylül Salı günü, tüm tarafların görüşlerine başvurulacak bir toplantı düzenleyeceğini duyurdu.

Geçtiğimiz Aralık ayında Retail News Dergisi’nin ev sahipliğini yaptığı Kartepe Perakende Zirvesi’ne katılan Gümrük Ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı;

”Son yıllarda çok tartışılan, perakende sektörünün düzenlenmesi ya da alışveriş merkezi ve perakende sektörüne ilişkin alanın düzenlenmesine ilişkin tasarı… Birkaç sefer düzenlenmiş, gitmiş, gelmiş. İnşallah bu dönemde bu kanunu çıkartırız. Bunu da birlikte müzakere edeceğiz. Belli ki bu alanda bir düzenlemeye ihtiyaç var. O düzenlemenin hem tarafları rahatsız etmeyecek, hem her kesimin hak ve hukukunu koruyacak nitelikte olması gerekiyor.” şeklinde konuşmuş, kısa süre içerisinde perakende yasasının çıkarılmasında kararlı olduğunun sinyallerini vermişti.

Perakende Yasası ile ilgili sürecin bu çok kritik dönemecinde sektörün önemli üyelerinden konuyla ilgili görüş ve önerilerini aldık.

Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Selamet Aygün:

“Perakende sektörünün tüm sorunlarını kapsayan bir yasa çıkarılmalıdır”

Perakende yasasında ele alınması gereken birçok konu var. Özellikle haksız rekabetin önüne geçilmesi adına düzenlemelerin yapılması ve bu düzenlemelerin uygulanabilmesi gerekmektedir. Mevcut perakende sektörünün, halk pazarları tabir ettiğimiz yerlerin, AVM’lerin düzenlenmesi bu kapsama girmektedir. Perakendecinin aynı koşullarda rekabet etmesinin adil olacağı, bazı tavizlerle başkalarının kayırılmasının sektöre ve tüketiciye zarar vereceği kesindir.

Bölgesel konularda yerel yönetimlerde veya diğer kamu kurumlarında uygulamaların farklı olması perakendecinin yatırımlarında yavaşlamasına sebep olmakta, bu uygulamaların standartlarının belirlenmesi ve kolaylaştırıcı olması gerekmektedir.

Ülkemizde %42 olan perakende doygunluğu göz önünde bulundurulursa, dünya standartlarının %40 gerisinde olduğumuz ortaya çıkacaktır. Öte yandan, her geçen gün açılan yeni perakende noktalarının yanı sıra kapanan perakende mağazaları da bulunmaktadır.Nüfus oranlarına göre hangi bölgelere, kaç adet perakende noktasının açılması gerektiği konusunda düzenlemeler yapılması gerekmektedir.

Yine perakendenin en önemli sorunlarından birisi olan nitelikli personel sorunu da ele alinmasi gereken bir meseledir. Perakende satış ve mağaza yönetimi eğitimleri veren meslek yüksek okullarının desteklenmesi ve perakende ile ilgili lisans programlarının oluşturulması gerektiğini düşünmekteyiz. Nitelikli ve verimli iş gücünü ortaya çıkaracak çalışmalar yapılmalıdır.

Son çıkan teşvik yasası perakendecinin yüzünü pek güldürmemiştir.Bu ve buna benzer konularda perakendeciyi teşvik edici destekler verilmesi gerekmektedir. Özelllikle kamu kurumlarının perakendeye destekleri arttırılmalıdır. Perakendecimiz sadece ülkemizde değil, yurtdışında da hizmet verir hale getirilmelidir.

Tüm bu ve buna benzer konular konunun muhatapları ile aynı masada ele alınmalı ve tüm tarafların yararına olacak Perakende Yasası hazırlanmalıdır. Oldu bittiye getirilmeden uzun çalışmalar sonucunda perakendenin tüm sorunlarına çözüm sunan bir yasa çıkarılmalıdır.Bizler federasyon olarak tüm üyelerimizle bunu yetkililerden istemekte ve süreci desteklemekteyiz.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü İsmail Yücel:

“Perakende sektörünün yasal altyapısı oluşturulacak”

Toptan ve perakende ticaret hizmetleri sektöründe; rekabeti ve tüketiciyi koruyan, kayıtdışılığı önleyen, verimlilik ve kaliteyi artıran ve sektör içi kesimler arasında dengeli gelişmeyi sağlayan bir ortam tesis edilmesine yönelik olarak, sektörün sorunlarının tespiti ve çözümü amacıyla Bakanlığımızca “Perakende Ticaret Sektörünün Yasal Altyapısının Oluşturulması”na ilişkin bir çalışma sürdürülmektedir. Devam eden bu çalışmada konuyla ilgili tüm tarafların görüş ve önerilerinin alınarak geniş katılımlı ve etkin bir hazırlık sürecinin sağlanması amaçlanmaktadır.

Makro Market Yönetim Kurulu Başkanı Şeref SONGÖR

“Sektörün ihtiyaçlarını çok yönlü olarak karşılayacak bir yasa çıkarılmalıdır.”

Sektörde güçlü ve büyük yerli perakende markalarının oluşumunu ve sayısının artmasını sağlayacak politikalar üretilmelidir. Bu durum doğal olarak ülkemizin makro ekonomisine pozitif olarak yansıyacaktır. Buna göre aşağıda ifade ettiğimiz hususlar, uygun şekilde, yasada yer almalıdır. Böylece özellikle gelişmiş Avrupa ülkelerinde olduğu gibi sektörel ihtiyaçları çok yönlü karşılayabilecek bir düzenleme yapılmış olur.

1. Hafta içi çalışma saatleri tespit edilmeli ve hafta sonu tatili olarak belirlenmelidir.

2. Nihai amacı sektörde tekelleşme olan, zararına satış gibi haksız rekabete neden olacak uygulamaların önüne geçilmelidir.

3. Müşteri servisi gibi asıl amacın dışında kalan ve başka iş ve meslek kollarına zarar veren faaliyet dışı aksiyonlar net olarak yasaklanmalıdır.

4. Açılacak alışveriş merkezleri, büyük mağazalar ve zincir mağazaların birbirlerine zarar vermeyecek mesafelerde açılmaları sağlanmalıdır.

5. Çevre kirliliği ve israf gibi birçok olumsuzluğa da yol açan ve sektörde yaygın bir şekilde kullanılan naylon poşetlerin, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi yasaklanması gereklidir. Bu konu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da gündeminde olan, kesin çözümü için, mümkünse yasa içinde yer verilmesi gereken önemli bir konudur.

Ücretsiz olması nedeniyle ihtiyaç dışı savurganca kullanılmakta, bu nedenle hem ekonomiye hem çevreye hem de sağlığa zararlı bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Konuya hassasiyet gösteren bazı belediye ve firmaların çabası yetersiz kalmakta ve bir yasak bulunmadığı için kalıcı ve etkili sonuçlar doğurmamaktadır.

Metro Group Türkiye Kurumsal İlişkiler Temsilcisi Kaan Ünver:

“Mevcut yasaların düzenleyemediği alanlar ele alınmalıdır”

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı perakende yasasıyla ilgili görüşlerine başvurmak üzere konuyla ilgili tarafları toplantıya davet etti. Henüz konuyla ilgili taslak bir metin bakanlık tarafından sunulmadığı için yapılması planlanan uygulamayla ilgili net bir fikre sahip değiliz. Fakat Bakanlık tarafından daha önce yapılan açıklamalardan kayıtdışı ile mücadele etmek gibi bir gündem maddesinin olduğunu biliyoruz.

Marketlerin çalışma saatleri ve günleri, raf bedeli gibi perakendeciliği yakından ilgilendiren meselelerle ilgili olarak rekabet kanunu esasen bağlayıcı ve düzenleyici bir hükme sahiptir. Mevcut düzenleme ve yönetmeliklerinin dışında kalanlarla ilgili yeni düzenlemeler yapılabilir.

TTK oldukça geniş ve kapsamlı bir kanun. Sadece perakende sektörünü regüle etmek için ayrı bir kanun yapmanın gerekliliği de tartışılabilir. Her sektör için ayrı ayrı mevzuat gerektiğini düşünmüyorum. Örneğin AVM’lerin yerleşim alanları İmar Kanunu ile de alakalı bir meseledir. Mevcut kanunların yaptırımları dikkatle incelenmelidir. Bakanlığın tarafları dinledikten sonra ortaya çıkaracağı bir taslak metin konuyla ilgili tartışmaların daha tutarlı bir zeminde yapılmasını sağlayacaktır.

TESK Başkanı Bendevi Palandöken:

“Küçük esnafı korumak için tedbir politikaları uygulanmalıdır”

Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, perakende sektöründe yasal bir düzenlemenin olmaması nedeniyle doğan boşluktan kaynaklanan sorun sadece Türkiye’de değil, farklı dönemlerde tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşanmıştır.

Ancak, Avrupa’da Fransız ihtilali ile başlayan tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş sürecinde, yeni sanayileşme politikasından dolayı küçük girişimcilerin olumsuz etkilendiğinin anlaşılmasıyla sadece çiftçiler için değil, esnaf ve sanatkârlar için de korumacı tedbirler alınmış ve bu sorun uzun yıllar önce tamamen çözülmüştür.

Küreselleşmenin doğal bir sonucu olarak ülkemizde son yirmi yıldır perakende sektöründe sanayileşmenin etkisi artmakta ve bu nedenle de küçük olanlar kan kaybetmektedir. Bu nedenle, perakende sektöründe serbest piyasa sisteminin kendi kendine çözemediği bu sorunun, başta AB ülkeleri olmak üzere gelişmiş ülkelerde alınan tedbir politikalarından ülkemiz için en uygun olan(lar)ı uygulanarak çözülebileceği değerlendirilmektedir.

Ülkemizde küçük esnaf ve sanatkârlar, büyük küresel şirketlerden en çok tedarik sistemindeki fiyatlandırma yönteminden etkilenmektedirler. Perakende satış hacmi, küçük esnaftan çok daha yüksek olan zincir marketler, yüklü alımları nedeniyle tedarikçi firmalardan ekstra indirimler almak suretiyle bu alandaki rekabette öne geçmekte, bir başka ifadeyle daha alırken kazanmalarından dolayı önemli bir fiyat avantajı elde etmektedirler.

Bu nedenle, Amerika Birleşik Devletleri’nde uygulanan fiyat kontrol sistemi Türkiye’de de mutlaka uygulanmalıdır. Bu çerçevede yapılacak düzenlemeyle, tedarikçi (toptancı – dağıtımcı) firmalar, perakende satış noktalarına yaptıkları satışlarda fiyatı sabit tutmalı, büyük işletmelere, küçüklere yapılan satış fiyatından farklı fiyatla ürün satamamalıdır.

Diğer taraftan, sektörde bir başka sorun çalışma saatlerinde görülmektedir. Resmi tatil günleri de dahil olmak üzere, alış veriş merkezleri haftada 7 gün ve günde 12 saat açıktır. Bu süre, ramazan ay, yılbaşı, alışveriş festivali gibi özel dönemlerde daha da uzatılmakta, mağazalar, sabah 10.00 – gece 02.00 arası günde 16 saat açık kalabilmektedir.

Oysa AB ülkelerinin çok büyük bir çoğunluğunda AVM’ler ve mağazalar Pazar günleri tamamen kapalı, bazı ülkelerde cumartesi günleri tamamen, bazı ülkelerde de cumartesi günleri öğleden sonra kapalıdır. Dolayısıyla, ülkemizde de AVM’lerin çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesi gerektiği son derece açıktır.

Bir başka sorun AVM’lerin lokasyonundan kaynaklanmaktadır. Başta şehir planlaması yapılmadan, yeterince büyüklükte arsanın bulunduğu her yere adeta bir AVM yapma yarışı yaşanmaktadır. Bu şekilde hızlı ve plansız yapılan AVM’ler, şehrin fiziki dokusunu değiştirdiği gibi içinden çıkılması güç trafik sorunları da yaratmaktadır.

Örneğin, İstanbul ve Ankara’da her bin kişiye düşen AVM alanı, 200 m2 olan AB ortalamasını geçmiştir. Buna mukabil, yine İstanbul ve Ankara’da kişi başına düşen yeşil alan, AB ortalamasının oldukça altındadır. Örneğin gökdelenler şehri New York’ta kişi başına 29 m2 yeşil alan düşmesine karşın bu sayı İstanbul’da sadece 8 m2’dir.

Bununla beraber, birbirine çok yakın bir şekilde açılan AVM’ler, sadece o bölgedeki esnaf ve sanatkârı değil, birbirlerini de bir anlamda bitirmektedirler. Yeni açılan her AVM, bir başka AVM’yi ticari anlamda olumsuz etkilemektedir. Hemen hemen aynı (ve çoğunlukla da yabancı) markaların yer aldığı AVM’ler, özellikle ekonomik kriz dönemlerinde kapanma noktasına gelmekte, kiracı durumundaki işyerleri, kiralarını dahi ödeyememektedirler.

Ülkemiz açısından konunun daha da vahim tarafı, AVM olarak inşa edilen binalar, farklı amaçlarla değerlendirilememektedir. Örneğin, kapanan AVM’ler ne bir otel ne de bir hastane veya okul olarak kullanılabilmektedir. Bu da ülke kaynaklarının son derece verimsiz kullanılması sonucunu doğurmaktadır.

Bu nedenle, AVM’lerin yapılması için ruhsat verilmeden önce, ilgili şehrin yerel yönetimi ve meslek kuruluşlarından oluşacak bir komisyon, konuyla ilgili araştırma ve değerlendirme yapmalı ve bu çalışmanın sonunda inşaat için gerekli onayı vermelidir.

Son olarak, perakende sektöründe mevzuatla disiplin altına alınması gereken bir başka husus da indirim süreleridir. AB ülkelerinde yılın belli dönemlerinde, çoğunlukla yaz ve kış sezonu için yılda iki kere yapılan indirimler, ülkemizde neredeyse sürekli bir hale dönüşmüştür. Yılın her döneminde mağaza vitrinlerinde indirim etiketleri görülmektedir. Normal fiyatı indirimliymiş gibi bir algıya neden olan bu durum tüketicileri haksız bir tüketime yöneltmekte, aşırı kâr hırsıyla yapılan bu türuygulamalar, özellikle dar ve orta gelirli ailelerde bir çok soruna neden olmaktadır.

Dolayısıyla, AB ülkelerinde olduğu gibi, indirim dönemleri de kanunla belirlenmeli, mağazalar, bu dönemlerin dışında kendi kendirlerine indirim yapamamalıdır.

Yaşar Üniversitesi İİBF Uluslararası Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı Ömer Baybars Tek:

“Küçük esnafın sorunu yasayla da çözülemez”

Batı ülkelerinde bu konular aynı zamanda şehircilik ve kuruluş yeri prensipleri ile de ilgili olarak çözümlenmeye çalışılmış. Esasen yasanın çıkarılmadığı son 11 -12 yılda zaten organize perakendeciler ve AVM’ler istedikleri mağaza bina vb konum ve kuruluş yerlerine yerleştiler.Bundan sonra şehir dışına çıkarılmaları söz konusu olamaz.

Ayrıca yeni çıkacak yasaya karşı her ihtimale karşın express mağazalar ile mahalle içlerine kadar girerek küçük esnafın, bakkalların vb yakın mesafe yürüyüş mesafesi rakibi haline geldiler. Bunlar karşısında küçük esnafın artık dayanması söz konusu olamaz. Tek bir çare vardır. Daha önce hem ticaret sanayi bakanlıklarına hem de esnaf dernek ve birliklerine vb defalarca söylediğim gibi bölge bölge örgütlenip Türkiye çapında bir satın alma ve lojistik örgütü kurarak bu işin içinden çıkabilirler.Türkiye çapında bir satın alma gücü oluşturulursa güçleri artar ve express mağazalardan bile düşük fiyatla satma olanakları olabilir.Aksi halde eriyip gideceklerdir. Elbette perakende teknolojisine de ayak uydurmaları da gerekecektir. Bu da devlet desteği ile olabilir. Büyük kapitalistlere nasıl bir sınırlama getirilebilir kuşkuludur. Etkin ve etken olan kazanacaktır. Ama ibre organizeden yana. Bu konuda anlaşılan artık siyasi iktidarların esnaf oylarına da pek ihtiyaçları yok gibi. Dolayısıyla çözüm de zor görünmektedir.

Retail News Genel Yayın Yönetmeni Ali Güler:

“Her çeşit perakendecinin “ötekileştirilmeden” kendini bulabileceği bir yasaya ihtiyacımız var.”

Ülkenin genel anlamda ortak geleceği, özelde ise sektörün geleceği verilecek kararlara bağlıdır. Şimdiye kadar yapılmayan, ama yapılması gereken şey; tarafların bir araya gelmesi ve karşılıklı birbirini dinlemesidir. Biz bunu başaramadık. Mutlaka ortak bir paydada buluşulacağı görüşündeyim. Önyargılar ve kırmızı çizgiler sürekli bu yasayı öteleyecektir.

Bu yasa ötelenince sektör kaybedecektir. Korkularımızı ve önyargılarımızı bir tarafa bırakarak ortak akılda birleşmeliyiz. Tek ses olduğumuzda hükümeti ikna ederiz. Ama herkes olaya kendi penceresinden baktığında bu sorun çözülmez. O zaman çözümsüzlüğü hükümete yüklemek insafsızlık olur.

Perakende penceresinden baktığımızda, bugün büyük bir zenginlikle karşılaşıyoruz. Olması gereken manzara aslında budur. Çok miktarda üreticinin olduğu bir ülkede doğal olan, çok çeşitlilik gösteren bir perakende ortamının var olmasıdır. Bunun tersi kaos ve tekelciliktir. Tekelcilik ortamında tutunamayan üretici batacaktır. Bu beraberinde işsizliği tetikleyecek, üretim duracak ve köyden kente göç dalgası başlayacaktır. Perakendecilik yasasını neden istediğimiz ortada… İşte bu sebepten!

Sayıları yüz binlerle ifade edilecek küçük esnaf ve bakkal kapandı. Perakende yasası çıkmadı. STK’lar gerekli tedbiri almadı ya da hükümetlerin oy kaygısı ve bilinç eksikliği durumu bu noktaya getirdi. Haksız rekabeti ortadan kaldıran, her çeşit perakendecinin “ötekileştirilmeden” kendini bulabileceği bir yasaya ihtiyacımız var. Yasakçı değil, düzenleyen bir yasa… Bu konuda çok söz söylendi, çok emek harcandı ama hükümet kanadında oyalamadan başka bir şey görmedik.

Umudumuz şimdi esnafın vicdanı olduğuna inandığımız Sayın Hayati Yazıcı’nın bu meseleyi meclise taşıması… Meclisten geçirmesini beklediğimiz büyük mağazalar yasası “gücün sözü” değil, “sözün gücü” olmalı, tarafsız ve adil bir perakende atmosferi oluşumuna zemin hazırlamalı.

About Kaan Sallı

http://perakendegunlugu.com sallikaan@gmail.com

Tartışma

One thought on “Perakende yasasında son viraj! @RetailNews

  1. satışfiyat adaletiolursa her yerden aynı fiyattan almak cok mantıklı olur

    Posted by mustafa | 20 Eylül 2013, 23:33

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: