... okuyorsunuz
Günlük

Hesap işleri

Uzun süredir benzeri bir yazıyı klavyeye (kaleme) almak istiyor ama bir türlü derlediğim bilgilere akıcılık kazandıramıyor, yazdıklarımı bir formüller ve açıklamaları sözlüğünden öteye götüremiyordum.

Sinan AsılyazıcıSağolsun Sayın Sinan Asılyazıcı o kadar güzel bir yazı klavyeye almış ki sizlerle direkt olarak paylaşmak istedim.

Günümüz perakendeciliğinde azalan karlılık ve artan giderler ortak bir problem haline geldi. Buda her geçen gün daha etkin bir analiz ve yönetim sürecini gerektiriyor. Bu yazıda bazı örneklere ve göstergelere değinmek istiyorum.

EBITDA (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar) ya da diğer değişiyle FAVÖK. Bu konuyu ve paralelindekileri biraz açmaya çalışalım.  EBITDA = Gelirler:
• Satış Gelirleri
• Yatırım Gelirleri
• Diğer Gelirler
Giderler:
• Satış Maliyeti
• Faaliyet Giderleri
• Finansman Giderleri
• Ekipman Yıpranma Payı
• Amortisman Giderleri

Bu formül sonuçta; vergi ve yatırım maliyetleri öncesi işletme karlılığını gösteren bir gösterge olarak uygulanmaktadır. Reel bir örnek vermek gerekirse; “Migros Ticaret AŞ, geçen yıl cirosunu yüzde 11,5 oranında artırarak 5,75 milyar liraya çıkartırken, şirketin EBITDA’ sı (Vergi, Amortisman ve Faiz Öncesi Kar – VAFÖK) rakamları da önceki yıla göre yüzde 11,1 artışla 386 milyon liraya ulaştı. 2011 yılı finansal sonuçlarını değerlendiren Migros Genel Müdürü Özgür Tort, hem ciroda hem EBITDA rakamında elde edilen çift haneli büyümenin süpermarket odaklı yaklaşımın bir sonucu olduğunu ifade etti. Migros Ticaret olarak perakende sektöründeki 58 yıllık deneyim ve bilgi birikimi ile perakende dünyasındaki değişim ve gelişimi çok iyi gözlemleyebildiklerini belirten Tort, geçen yıl Eylül ayında gıda perakendesinde ana gelişim kulvarını süpermarket olarak gördüklerini ve büyüme stratejilerini süpermarket odaklı kurduklarını anımsattı.”
10. 04. 2012 Sabah Ekonomi’den özetle

Evet, Migros operasyon karlılığını EBITDA üzerinden takip ediyor. Yalnız bu açıklamalar sonrasında kur farkı nedeniyle Migros’un yılı zararla kapattığını anımsamak gerek.

Karlılık perakendeciliğin ortak sorunlarından biri… Maliyetler ve rekabet artıkça, o azalıyor.
En çok artan maliyet kalemlerinin bazılarını anımsayalım;
• Enerji
• Personel
• Kira

Bu bağlamda neler yapılabilir? Neler yapılıyor? Bu sorulara verilebilen ortak cevaplar çok olmakla beraber, farklı uygulamalarla da karşılaşmak söz konusu.

Enerji açısından bakacak olursak, münhasıran yapılan veya yapılabilen anlaşmalar haricinde önemli bir maliyet kalemi olarak yer almaya devam ediyor ve edecek gibide görünüyor.

Sektörün en fazla kontrol etmek istediği bölüm personel maliyetleri kulvarında ortaya çıkıyor. Çünkü burada belirleyici olan ana kriterleri işletmeler ortaya koyuyor ve uyguluyor.

Doğal olan bu süreçte maliyetleri düşürmek amacıyla bazen orta ve uzun vadede işletmelerin aleyhine oluşabilecek kararlarda alınabiliyor. Norm kadronun normalden az kadroya dönüşmesi, maaş ve maaşlardaki artış işi zorlaştıran süreçler içerisinde yer alıyor.

“50 lira için gidiyorlar “ yaşanan bir olgu ancak birkaç 100 lira için kaçırılan ya da kaybedilenlerden de ders çıkarmak gerek.

Arsa ve kira bedelleri ise, yatırımın adının perakende olduğu duyulduğunda andan itibaren kısmen yükselebiliyor. Bu her noktada yaşanıyor demiyorum ama sıklıkla karşılaşılabilen bir durum olarak ortaya çıkıyor. Kira endeksi yüksek olan noktalar ile düşük olan noktalardaki lokasyon farklılıkları da değişkenlerden biri olmaktadır. Bazen düşük metrekarede iyi bir lokasyonda yüksek verimlilikle çalışan bir mağaza, aynı firma tarafından bölgedeki diğer yatırımlara emsal gösterilmekte ve zaman zaman aldatıcı ve / veya yanıltıcı olabilmektedir.

Satış sürecinde Şok’da yaşanan M-Jet örneği ve sonrası da farklı örnek olarak ele alınabilir.

Gelelim market raflarına ve maliyetlere olan raf katkılarına. Bu noktada genellikle iki strateji uygulanıyor denilebilir. Bunlardan birincisi; satın alma ve pazarlama stratejileri eşliğinde kararlar almak ve bu kararları uygulamak. Bu seçeneğe daha çok kurumsal olan ve o yolda ilerleyen firmalarda daha fazla rastlanıyor. Bu noktalarda raf ve teşhir bedeli alıyor ancak kendi stratejilerini ön planda tutuyorlar. Bu arada raf bedeli almadan da kurumsal olmak ve stratejiler geliştirmenin mümkün olabildiğine de değinmek isterim.

İkincisi; her halükarda ortada stratejiler vardır elbette ama belirleyici unsur daha çok duygusaldır! Yani, stant bedeli stratejinin önünde yer alır ve belirleyicidir. Bu noktada Doğrudan Ürün Karlılığı (DPP) raf başına satışlar, stok dönüş hızı, metrekare başına satışlar, Varlıklardan Elde Edilen Kazanç (ROA) öne çıkan önemli maddelerdir.

Burada Yatırım Getirisi’ne (ROI) bakmakta yarar var. Yatırımın geri dönüşü, getirisi ve verimliliği ile ilgili bir göstergedir.  Bazen karıştırılan Envanter Yatırımının Brüt Marj Getirisi (GMROI) ise, kar sağlamak için gereken envanter maliyetine mağazanın brüt marjının eklenmesi ile bulunur. Yatırım getirisi göstergesi olmamakla beraber envanter getirisini ölçer. Satın alma ve pazarlamanın kontrol edemediği varlıklar ile giderlerde önemli bir kriterdir.

Bu göstergeler etkin ürün ve mağaza yönetiminde yer almaktadırlar. İşte bu ve bunun gibi nedenlerden ötürü alan ve ürün yönetimi öne çıkmakta veya çıkması gerekmektedir! Karlılık, önümüzdeki döneminde en büyük zorluklardan biri olarak karşımızda durmaya devam edecek. Verimsiz mağaza ve bölümlerin tekrar ele alınması, daha etkin mağaza yönetimi ve daha stratejik kararlar alabilen işletmelerin bu süreçte biraz daha önde olacaklarını ön görmekteyim.

About Kaan Sallı

http://perakendegunlugu.com sallikaan@gmail.com

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: